Tekil Mesaj gösterimi

Alt 26-12-2007, 12:46   #3 (permalink)
εг∫¡ŋ
Moderator
 
εг∫¡ŋ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Yaş: 32
Mesajlar: 1.168
Tecrübe Puanı: 10 εг∫¡ŋ is on a distinguished road
Standart

Fazla pişen besinler değerlerini kaybederken sindirimi de zor oluyor.
Ağızda başlayan sindirimde, tüm yiyecekler çeşitli enzimlerle daha kolay kullanılabilecekbasit parcalara (karbonhidratlar glikoza, protein amino asitlere vb.) bölünürler. Bağırsaklarda emilip dolaşıma katılan bu maddeler, kullanılmak üzere gerekli yerlere ( karaciğere, kaslara vb.) gönderilir veya depolanır( yağ dokusu şeklinde olduğu gibi).Organizmanın yakıtları karbonhidratlar ve yağlardır. Proteinler ise enerji oluşumu için, ancak bunların bulunmadığı zaman kullanılır yağlar ve karbonhidratlar, yapılan işin, egzersizin veya sporun şiddetine, süresine göre Atp yapımı için göre alırlar.

10.000m yarışının startının verildiğini düşünün iyi bir derece yapmak isteyen koşucu, koşu sırasında önceden depoladığı besinleri kaslarında yakacak ve bu enerjiyi koşu için gerekli mekanik işe çevirecektir. Uzun mesafe koşuları gibi 3-5 dakikadan 1-2 saate kadar uzayan sportif etkinliklerde, öncelikle ve daha sonra yapılan yarışın temposu yükseldiğinde kaslarda bulunan karbonhidratlar (glikojen) devreye girecek enerji sağlanır. Solunumla alınan havanın oksijeni kanı “tazeleyip” dokulara geldiğinde, hüçre içindeki mitokondirium dediğimiz küçük yapılarda, bazı enzimlerin yardımları ile “yanma” (indirgenme) gerçekleşir. Kimyasal olarak elektron yitiminin olduğu, “hidrojenizleşme” olarakta nitelenebilen bu yolla enerji oluşumu AEROBİK enerji oluşumudur. Hem yağların hemde karbonhidratların temel enerji kaynağı oldukları düşünülürse, bunlardan hangisinin öncelikle aerobik enerji oluşumuna katılacağı, sorusu akla gelebilir. Bu süt ile (yağlı olduğunda) biranın (alkollu, hidrokarbon taşıdığından) karşılaştırılmasına benzer. Belirli koşullarda birbirlerine göre yevlenirler. Örneğin, yağlar yanlızca oksijenli ortamda parcalana bildikleri halde karbonhidratlar, oksijensizde parcalanabilirler.Ayrıca yağların depolanması daha kolaydır. Ancak, karbonhidratların oksijenle parcalanıp enerji üretimine katkıları daha ekonnomiktir. Şöyleki, glikozun parcalanıp 38 monekül ATP oluşturması için 6 molekül oksijen gerekir oysa yağların parcalanıp 142 molekül ATP oluşması için 26 molekül oksijen gerkmektedir. Yani karbonhidratları yanmak için %12 daha az oksijene gereksimine vardır.
__________________
G-C Doğal Vücut Geliştirme Ekibi
  Alıntı ile Cevapla